20 Ekim 2010 Çarşamba

Ne de güzel geç kalırım ben öyle..

gözlerimi yeni bir yağmurlu Ankara sabahına açmamla saatin 10,22 olduğunu görmem bir oldu. 8,40 ve 9,40 dersleri itinayla kaçırılmışş ve üstüne üstlük 10,40 dersine de yetişmeme imkan yok! neyse kader kısmet deyip 11,40 a yetişmeye çalışıcam da anacım bu havada da insanın dışarı çıkası gelmiyoki.. dün geceki saçma sapan konuşmalardan sonra yine karışan hayatım ve kafama rağmen bugün ben o okula gideceeeem! olur mu demeyeinn yapacaaaam ha bi de biliyo musunuz tek bir 50 dakika için gidiyorum. her ne kadar derslerini kaçıran bir patates olsam da, tek dersi için okuluna koşacak kadar da sorumluluk sahibiyimdir! yaaalaaan sadece bugün kütüphane yolları taştan da ondan gidiyorum. tek kelimesini anlamadığım istatistik dersinin ödevi var beeelki ona bakarım ya da müzik odasına çıkıp ona bakanlara bakarım. minik köpeğimiz -teyzesiyim- behlülden öğrendiğim birisi yemek yerken yanına git ve kendini acındır bakışlarıyla milletin masasının önüne s.çar pozisyonda oturup soru cevaplarını bekleyebilirim. evet mantıklı. bu okul da delirtti işte beni. köpeklerin hareketlerini uygulayıp başarılı olabiliceime inanıyorum. ama ne demişler inanmak başarmanın karısıdır. saat 10,38 oldu evden 11 de çıkmam lazım e yani 22 dakikam var oley oleyy!!! belki buna da geç kalırsın deli kız?! ne dersiniz bence güzel olabilir!

1 yorum: