17 Aralık 2010 Cuma

Hayat ceketinden başladı soyunmaya :)

hani bazen bazı şeyleri çok özlediğinizi hissedersiniz ya.. annenizi babanızı kardeşinizi hatta dipdibeyken en yakın arkadaşınızı bile.. bazen alışırsınız onlarsız olmaya, elbet geri sayabilirsiniz günleri.. yeni yıl bir araya getirir belki.. belki bir bayram sabahı ya da ne bileyim sadece öylesine bir haftasonudur sizin özleminizi dindiren..

pekii ya geri sayamadıklarınız.. geçirdiğiniz her gün uzaklaştığınızı hissettiğiniz mutlu sonlar? tek kişilik mutlu son olmaz iki tarafın da mutlu olması lazım ama ya karşınızdaki artık yoksa? sadece yaşayıp siz onu deli gibi sever üzerine titrerken o size herhangi birinden farksız davranıyosa.. böyle durumlarda çözüm nedir bilir misiniz? ben öğrendim, söyleyebilirim: kendi haline bırakın..

kendi haline bırakın çünkü karşınızdaki zaten artık sizi umursamıyodur. istediği şeyleri yerine getirin ve fazlasına girmeyin.. kavga etmeyin de yeter.. arada bir size söyledikleri canınızı yaksın, ya da söylemedikleri.. boşverin.. evinizde odanızda ya da her nerdeyseniz gizlice ağlayın bi yerlerde o bilmesin ama.. bilmesin ki her zamanki gibi offff diyip alaycı gözlerle gözlerini kaydırmasın.. daha fazla ezilmeyin.. sanırım ben öğrenmişim böyle yaşamayı.. ama artık bu da üzmüyo beni.. ha dokunsalar ağlarım, o ayrı.. ama artık didiklemiyorum ya iyiyim şimdilik..

bazı şeyleri boşverdiğinizde nolur bilir misiniz? hayat size beklediğinizden daha iyilerini sunar.. farkında olmadan bir de bakmışsınız her şey çok güzel.. ufacık bir detay yakınlaştırır sizi, iter sırtınızdan hadi hadi bunu yapabilirsin diye.. ve yaptığınızda bir de bakmışsınız her şey gerçekten yaptığınız şeylere değmiş :)

bi de zaman zaman aklınız karışır karışmaz mı.. bi bakış, bir cümle, bir gülücük... ilginç bi duygudur bu.. zamanında atamadığınız çığlıkların içinizden kendiliğinden sönen balon gibi yavaşça çıkmasıdır.. ama bunlara da gülüp geçmeyi öğrenmişsinizdir.. çünkü en yakınınız artık size en uzakken siz zaten her şeyi kaldırabilecek duruma gelmişsinizdir ve işin komik yanı her şeyi anlattığınız insanla akşam bir yemek yiip "hayatın soyunmaya ceketinden başladığını" söyleyememişsinizdir.. çünkü söyleseniz bile yüksek ihtimal o yalnızca sizi dinler gibi yapar hatta belki gerçekten dinler ama bunu hiç önemsemez..

ama olsun.. ne olursa olsun sevmek budur işte.. tünelin sonundaki ışığın geleceğini bilmek gibi.. yanınızdaki gözlerini kapamış uyurken..

1 yorum: