1 Kasım 2010 Pazartesi

ben mesela uçarım mesela.. yerlere göklere sığamıyorum!

çocukluğumdan belliydi athena grubundaki gökhana aşkımın beni delirticei :) turuncu saçlarını yediğimmm! 2004 yılında gölköyde bir iskelede güneşlendiğini öğrenip kasetimi foto makinemi kağıdı kalemi alıp koşmuştum yanına. çekingenliğim yüzünden iki kelimeyi birleştirip siz delisiniz ya ben de büyüyünce sizin gibii deliricem diyememiştim. ama ne yalan söyliim yazın konserlerine gider odada kasetlerini dinler delice zıplardım. sonralarda ergenliğin de getirdiği genel bunalımlar sayesinde sadece "yalan" ve "an" şarkılarını dinler oldum. ( hatta dur yazarken açıp dinliim. Fizy kalp cansu) şimdilerde de bayaa eğleniyorum ben mesela uçarım meselaaaa yerlere göklere sığamıyorum diye tepinirken.. yerin hep farklı gökhanım! :D

kendi evime misafir hissettiğim bir hafta sonunu daha geride bıraktık. selinlere kamp kurdum iki gündür. ders çalışıyorum, behlülle tepiniyorum, yemek yioruz gülüyoruz egleniyoruz biz mutluyuz. selinle konuştuk bugün hazırlıktaki minik yurt odalarımızdan beri hiç oturup birlikte ders çalışmamıştık. bugün çok güzeldi. saatlerce kapandık odaya yarı sohbet yarı ders derken 1,44 ettik saati. o hala çiziyo benim pil bitti uyku oncesi son konuşmalar. çok konuştum bugün sevgili günlük. yaklaşık iki saat boyunca çok eskilerden bir arkadaş! la çok konuştum. kendimi anlatmaya çalıştım. içimde kimseye bi nefret yok ki benim.. inandırmaya çalıştım. umarım başarmışımdır geçen geçti, giden gitti elden ne gelir ki.. harcanan seneler bile geriye dönüp bakınca üzmüyo artık beni. son bi haftadır böyleyim neden diye sorr bana...

Ansızın tarifsiz gelir ya o zamanlar sormaya cürretin kalmaz..
Feri soluk niyeti kayıp, dardayım.
Aşk! nefrete ne yakınsın...

Yalnız kendine inkarın, sadece senden kaçarsın
Halin ele verir anlamazsın..

Zaten yoktur sebebi..

bugün hiç sebebi olmayan ama 3 yıldır öyle ya da böyle hayatımda sürüklenen şeyleri temizledim. konuştum anlattım rahatladım ve umarım karşımdaki insana da derin bi oh çektirdim.. ben ki ne kin dolu bi insandım artık kimseye sinirlenmek gelmiyo içimden. gerçekten.. geçen gün kavga ettiğim insanla bile konuşuyorum şu an.. ve ne var biliyo musun? ben mutlu oliim die elinden geleni ardına koymayan anne babama yazık benim kendimi yıpratmam.. onlar kimin için yaşıyo, biz kimler için ne hale geliyoruz.. "işim olmaz benden de güzeli yok" sakiiiinn serdara aşık diilim!

bir haftadır sesi soluğu çıkmayan insanlarla konuştum yine gece gece :) gülümsedim. koyverdim gitti çünkü. ne olursa olsun şaşırmamaya söz verdim. hem zaten cidden hiiiiç vaktim yok ki.. boyunu bosunu gören adam zanneder seni :D

ah şu ortaçgil.. ben bunları kimseye anlatmadım kendimle bile konuşmadım derken ne kadar da sakin.. uykum geldi iyice.. kuru topraklardan bulutlar ülkesine yolculuk vakti sanırım. karmakarışıklığımdan çözülebildiğim tek yer hep söylediğim gibi rüyalarım..

selin hala çizim yapıyo. sürekli bişeyleri silip üflüyo odanın her yeri silgi tozu. behlül sıcacık halının üzerinde o kadar mutlu ki bi ara kendi kendine yanıma geldi başını sakladı kollarımın arasına sevdirdi sevdirdi kendini.. o da bi başka deli.. o da uçuyo mesela yerlere göklere sığamıyo ama sonunda o da bizimle birlikte gözlerini kapıyo geceye.. hayat behlülle bana güzel :D

ha bi de... iyi geceler ikinci evim.. güzel bi haftasonuydu.. başlayan iğrenç haftayla birlikte gerçeklere ve kendi evime dönmem gerekiyo ve artık anlamadığım bi nedenle geri geri gidiyo ayaklarım.. çünkü ben çok yardım etmek istersem bulaşık yıkarım.. çünkü ben kırgınım.. ama ben nolursa olsun çok severim..


1 yorum: